BYönetim'i 6 ay boyunca ücretsiz deneyin.6 ay ücretsiz

Blog'a Dön
Yönetici Rehberi

Aidat Tahsilatında Gecikme Faizi ve Gecikme Süreci Nasıl Uygulanır? 2026 Rehberi

25 Jun 2026 · 7 dk · BYönetim Editör Ekibi

Bir apartmanda her ay aidat ödemeyen bir daire sahibiyle karşı karşıyasınız: yönetici haftalarca SMS atıyor, duyuru asılıyor ama borç artıyor. Yönetim olarak gecikme faizi uygulamak, yazılı bildirim göndermek ya da icra yoluna gitmek gibi seçeneklerin hangisi ve hangi usulle uygulanacağını mı merak ediyorsunuz?

Gecikme faizinin hukuki dayanağı ve hangi kurallar geçerli?

Aidatın tahsili Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında değerlendirilir. Kat Mülkiyeti Kanunu, ortak giderlerin ve aidat yükümlülüğünün maliklerin sorumluluğunda olduğunu düzenler; ödeme yükümlülüğünün nasıl icra edileceğine ilişkin usul ise genel borç alacak hükümleriyle desteklenir. Gecikme faizi uygulaması sözleşme, yönetim planı veya genel kurul kararları doğrultusunda belirlenebilir. Buna ek olarak borçların tahsili sırasında Türk Borçlar Kanunu hükümleri ile genel icra usulleri uygulanır.

Bilgi Gecikme faizi oranını ve hesaplama yöntemini belirleyen bir düzenleme sözleşme veya karar yoksa, genel olarak yönetim kurulunun veya genel kurulun kabul ettiği usul esas alınır.

Gecikme faizi nasıl hesaplanır? Adım adım örnek

Gecikme faizi hesaplaması için önce hangi faiz oranının uygulanacağı (genel kurul kararı, yönetim planı veya sözleşme) ve gecikme başlangıç tarihinin tespiti gerekir. Genel hesaplama mantığı şöyledir:

  1. Aidatın vadesi: Ör. 1 Nisan 2026, miktar 1.000 TL.
  2. Gecikme başlangıcı: Vade tarihinden sonraki gün (ör. 2 Nisan 2026).
  3. Uygulanacak faiz oranı: Örneğin yıllık %24 (genel kurul kararı veya sözleşme).
  4. Gecikme süresi: Örneğin 30 gün.
  5. Faiz tutarı = Borç × (yıllık faiz / 365) × gecikme gün sayısı. Örnek: 1.000 × (0,24/365) × 30 ≈ 19,73 TL.

Gecikme faizi hesaplanırken kullanılan oran ve hesap yöntemi yönetim planında, sözleşmede ya da genel kurul kararında açıkça belirtilmişse ona göre hareket edilmelidir.

Yönetimin takip etmesi gereken usul adımları

Yöneticinin veya yönetim kurulunun tahsilatta izlemesi gereken temel adımlar şunlardır:

  • Resmi aidat bildirimini (mükellefiyet ve tutar) düzenli olarak duyurmak ve belgelemek.
  • Gecikme başladığında yazılı takip yapmak: SMS/e-posta/tebligat kayıtlarını saklamak.
  • Genel kurulda kararlaştırılmış faiz oranı varsa önce bu kararı referans göstermek.
  • Uzlaşma ve taksitlendirme imkanlarını değerlendirmek; ihtar gönderme.
  • Son çare olarak icra takip ve tahsilat yollarına başvurmak (usule uygun ihtar ve kararlar öncesi). Ancak somut durumda ne yapılacağına dair özel hukukî tavsiye almak için avukata başvurun.

Bildirimin şekli: İhtar, tebligat ve elektronik bildirimler

Gecikme halinde yönetimin bildirim yükümlülüğü iki açıdan önemlidir: malike borcun varlığını açıkça bildirmek ve uygulanacak hukuki yollara dair bilgilendirme yapmak. Usul şunları içerir:

  • İlk aşama: Elektronik/mesajla hatırlatma ve duyuru (delil amaçlı kayıtlı olmalı).
  • Resmi ihtar: Yazılı ve imzalı/taahhütlü gönderim veya noter ihtarı ile bildirim.
  • Tebligat: İcra takibi öncesi gönderilecek ihtarların tebligatla yapılması usule uygunluktur.
Dikkat Elektronik bildirimler delil teşkil edebilir, ancak tebligat ve noter işlemleri mahkeme/icra sürecinde daha güçlü delil sayılır. Usulsüz bildirimler hukuki süreçte yönetimi zayıflatabilir.

Aidat tahsilatını kolaylaştıran dijital araçlar ve uygulama önerisi

Aidat tahsilatının doğruluğu, düzeni ve izlenebilirliği için dijital kayıt tutmak büyük avantaj sağlar. Otomatik tahakkuk, gecikme faizi otomasyonu, SMS/e-posta hatırlatma ve online tahsilat entegrasyonları yönetimin iş yükünü azaltır ve şeffaflığı artırır. Bu süreci dijitalleştirmek isterseniz BYönetim gibi bulut tabanlı yönetim yazılımlarıyla 6 ay ücretsiz deneme başlatabilir, otomatik aidat tahakkuku ve gecikme faizi modüllerinden faydalanarak alacak takibini kolaylaştırabilirsiniz: https://byonetim.com.tr/create-building-step-1.

Manuel TakipBulut Tabanlı Yazılım
Kağıt/makro hatalara açık✅ Otomatik tahakkuk ve faiz hesaplama
Bildirimleri elle göndermek✅ SMS/e-posta otomasyonu

İcra ve yargı yolu: Ne zaman düşünülmeli?

Aidat tahsilinde icra yoluna başvurmadan önce aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurulmalıdır:

  • Borç miktarı ve takip maliyeti.
  • Malikin ödeme gücü veya muhtemel itirazları (ör. aidatın hesabına ilişkin ihtilaflar).
  • Genel kurul kararları ve yönetim planı gibi dayanakların belgelenmiş olması.

İcra takibine geçildiğinde, icra müdürlüğü yoluyla takip başlatılır; bu süreçte ihtarnameler, borç dökümü ve varsa genel kurul kararları delil olarak sunulur. Somut dava stratejileri ve başarı olasılığı somut koşullara bağlıdır; bu nedenle somut durum için bir avukata danışılması gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Gecikme faizi uygulamak için genel kurul kararı şart mı?
Net cevap: Her zaman şart değildir ama uygulanacak oran ve yöntemin tartışmasız olması için genel kurul veya yönetim planında belirlenmiş olması hukuki güvence sağlar.

Gecikme faizini aidata ekleyebilir miyiz yoksa ayrı mı hesaplanır?
Net cevap: Genellikle borç tutarına gecikme faizi eklenerek toplam alacak gösterilir; hesaplama yöntemi ve gösterim şekli yönetim kararına göre düzenlenmelidir.

Kiracı aidatı ödemezse malike mi başvurulur?
Net cevap: Borçlu öncelikle malik olarak kabul edilir; sözleşmeye veya kira ilişkisine bağlı olarak kiracı-malik arasında hukuki sorumluluk farklılık gösterebilir. Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri ve kira sözleşmesi bir arada değerlendirilmelidir.

Elektronik bildirimin mahkeme/icra da delil değeri var mı?
Net cevap: Evet, e-posta ve SMS delil teşkil edebilir; ancak tebligat ve noter işlemleri çoğu durumda daha sağlam delil oluşturur.

Yönetim icra sürecine başlamadan önce ne kadar süreyle yazılı uyarı göndermeli?
Net cevap: Belirli bir zorunlu süre kanunda açıkça belirtilmemiştir; ancak iyi uygulama olarak en az 7-30 gün arası yazılı ihtar ve ödeme çağrısı yapılması, kayıtların saklanması tavsiye edilir.

Kaynaklar ve uygulama notu: Kat Mülkiyeti Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde hareket edilmelidir. Somut hukuki strateji gerektiren durumlar için avukat ya da uzman danışmanlığı alınması önerilir.