BYönetim'i 6 ay boyunca ücretsiz deneyin.6 ay ücretsiz

Blog'a Dön
Yönetici Rehberi

Kat Malikleri Kurulunda ‘Oy Hakkı Blokajı’: Ortak Borçlar ve Oy Kullanma Engeli Nasıl Çözülür? (2026 Rehberi)

25 Jun 2026 · 6 dk · BYönetim Editör Ekibi

Genel kurul salonunda listeye bakıyorsunuz: birkaç daireye ait aidat borcu var ve bazı yöneticiler “bu malikler oy kullanamaz” diyor. Salon gergin; karar yeter sayısı nasıl hesaplanacak, oy engeli yasal mı ve yönetici ne yapmalı? Bu rehberde aidat/alacak ilişkisi ile oy kullanma hakkının kesilip kesilemeyeceğini, Karar Defteri’ne hangi kayıtların konacağını ve pratik adımları açık ve kaynaklı şekilde anlatıyorum.

Aidat borcu oy hakkını otomatik olarak ortadan kaldırır mı?

Türk mevzuatında (özellikle Kat Mülkiyeti Kanunu) aidat borcu bulunan maliklerin genel kurulda otomatik olarak oy hakkının muteber şekilde iptal edildiğine dair açık bir hüküm yoktur. Karar alma süreçlerinde oy kullanma yetkisi, genel kural olarak malik sıfatına bağlıdır. Ancak Kurul içtihatları ve yönetim uygulamaları, özel koşullarda borçların oy hakkı üzerinde etkili olabileceğini gösterir.

Bilgi Genel uygulamada oy hakkı, malikliğe bağlı temel bir haktır; doğrudan kesilmesi için açık yasal dayanak gerekir. Uygulama farklılıkları mahkemeye taşınabilir.

Hangi hallerde oy kullanma engellenebilir?

Oy hakkının kısıtlanabileceği durumlar sınırlı ve genellikle aşağıdaki hallere ilişkindir:

  • Kanun veya yönetim planı açıkça belirtiyorsa (nadiren görülür).
  • Genel kurulca alınmış, usulüne uygun ve hukuka uygun bir kararla belirli bir borcun ödenmesi koşuluna bağlanmışsa (ancak bu kararın kanuna aykırı olmaması gerekir).
  • Geçici uygulamalar; örneğin Kurul, belirli bir toplantıda karara bağlanıp duyurulmuş usul kuralları çerçevesinde ayni unsur olarak düzenlenmişse.

Bu tür kısıtlamalar uygulamaya konulurken Kat Mülkiyeti Kanunu ve mülkiyet hakkı ilkesi gözetilmelidir; keyfi veya miktara göre ayrımcı uygulamalar hukuken sakattır.

Karar yeter sayısı hesaplaması: sayı mı arsa payı mı?

Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca karar yeter sayıları hem bağımsız bölüm sayısına hem de arsa paylarına göre farklılık gösterir. Birçok önemli karar için arsa payı çoğunluğu aranır. Aidat borcu olanların listede bulunmaması veya oy kullanamaması durumunda hesaplama değişir; uygulamada iki temel yöntemle karşılaşılır:

  1. Toplantıda hazır bulunanların sayısı/arsa payı üzerinden karar almak (hazurun listesine göre).
  2. Toplantı çağrısında yazılı olan maliklerin tamamı üzerinden nisap aramak (çok nadir ve ancak yönetim planı/çağrı metniyle düzenlenmişse).
DurumUygulama
Aidat borclu malik oy kullanıyor✅ Genelde mümkün; malik sıfatı korunur
Kurul kararıyla oy koşullu hale getirilmiş✅ Ancak karar hukuka uygun olmalı; aksi takdirde iptale açık

Yönetici ne yapmalı? Usul ve kayıt yükümlülükleri

Yöneticinin önceliği usul hatası yapmamak ve karar defterini doğru tutmaktır. Uygulanacak adımlar şunlardır:

  1. Hazurun hazırlanması: Toplantı öncesi hazurun (hazır bulunanlar listesi) doğru ve güncel olsun; aidat borçlarını ayrı bir sütunda gösterin.
  2. Bildirim: Eğer kurul, oy kullanma hakkını belirli koşullara bağlayacaksa bu hususu çağrı ilanı ve gündemde açıkça yazılmalıdır.
  3. Kayıt: Toplantıda yapılan itirazlar, oy kullanma kararları ve varsa malik beyanları karar defterine ayrıntılı yazılmalı, ilave belgeler dosyalanmalıdır.
Dikkat Oy hakkına ilişkin keyfi uygulamalar yargıdan dönebilir ve alınan kararların iptaline yol açabilir. Somut durum için bir hukuk uzmanına danışın.

Pratik çözüm: Toplantı öncesi süreçleri dijitalleştirmek

Oy hakkı ve hazur düzeni tartışmaları genellikle eksik ve gecikmiş muhasebe kayıtlarından kaynaklanır. Toplantı öncesi aidat-alacak durumunu netleştirip maliklere bildirmek çatışmaları azaltır. Bu süreci dijitalleştirmek isterseniz BYönetim gibi araçlar toplantı daveti, hazur listesi ve aidat takip kayıtlarını düzenli göstererek süreci kolaylaştırır: https://byonetim.com.tr/create-building-step-1.

Karara itiraz ve yargı yolu: Ne beklenir?

Oy hakkının haksız yere engellendiğini düşünen malik, alınan karara karşı idari değil adi yargı yoluna başvurabilir. Mahkemeler somut koşulları, çağrı metnini, genel kurul kararının usulüne uygunluğunu ve malik haklarını değerlendirir. Kat Mülkiyeti Kanunu ve ilgili Yargıtay içtihatları bu tür uyuşmazlıklarda belirleyici olur; örneğin kararın dayanağı yoksa iptal kararı verilebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Aidat borcu olan malik genel kurula katılabilir mi?
Genelde katılabilir; malik sıfatı devam ettiği için toplantıya girme hakkı vardır. Ancak kurulca açıkça ve hukuka uygun şekilde belirlenmiş bir kural varsa istisna olabilir.

Borç yüzünden oy kullanması engellenen malik ne yapmalı?
Önce toplantı tutanak ve karar defterine itirazını koymalı, sonrasında usulüne göre dava (kararın iptali) gibi hukuki yollar değerlendirilebilir. Somut koşullara göre avukatla görüşün.

Yönetici hazur listesini nasıl hazırlamalı?
Malik ve vekil bilgileri, bağımsız bölüm numarası, arsa payı, aidat/alacak durumu gibi bilgiler net ve belgelenmiş şekilde yazılmalı; itirazlar da kayda geçirilmeli.

Genel kurul karar yeter sayısı hesaplanırken borçlu malikler sayılır mı?
Karar yeter sayısı genelde hazurda bulunanların sayısı/arsa payı üzerinden hesaplanır. Eğer borçlu malik oy kullanabiliyorsa hesaba katılır; oy kullanamıyorsa hazur listesindeki fiili durum dikkate alınır.

Oy hakkını sınırlandıran kurul kararı geçerli olur mu?
Bu tür kararlar somut koşullarda geçerli olabilir, fakat keyfi veya kanuna aykırı sınırlamalar mahkemece iptal edilir. Kararın usulüne uygun şekilde alındığından ve duyurulduğundan emin olun.

Kaynaklar ve dayanaklar: Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri ve ilgili Yargıtay içtihatları bu alanda belirleyicidir. Somut hukuki değerlendirme için alanında uzman bir avukata başvurun.