Akşam genel kurul sonrası yönetici size geliyor: "Dairenin aidatı ödenmedi, icra yoluna gidiyoruz." Ancak dairede oturan kiracı kasalı banka dekontunu gösterip "Ben ödedim" diyor; malikse ödemeyi tanımıyor. Bu karışık senaryoda yönetim hangi haklara sahip, hangi belgelere dayanmalı ve icra süreci nasıl doğru yürütülür?
Özet: Kim borçludur — malik mi yoksa kiracı mı?
Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre ortak giderler ve aidatlar maliklerin borcudur; kiracının ödemesi maliklerin yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Yönetim, aidat tahsilinde alacaklı konumunda olup, alacak için doğrudan malik aleyhine işlem yapabilir. Ancak uygulamada kiracının ödediğini belgelemesi hukuki durumu etkiler ve icra takibinde delil teşkil eder.
Yönetici icra takibi başlatmadan önce hangi belgeleri toplamalı?
İcra takibine başlamadan önce iddianın ispatını kolaylaştıracak belgeler kritik:
- Aidat alacak listesi (ay bazında detaylı hesaplama ve dönemlere göre bakiye)
- Karar defteri ve alınan aidat kararı/hesap esasları (varsa işletme projesi veya genel kurul kararı özetleri)
- Dairenin malikine ilişkin kimlik/tapu fotokopisi
- Kiracı tarafından sunulan ödeme dekontları, banka kayıtları, makbuzlar
- Yönetim tarafından düzenlenen aidat makbuzları/faturalar
Bu belgeler, icra takibinde alacağın miktarını, zamanaşımını ve olası itirazları değerlendirmede kullanılır.
Kiracı ödeme yaptığını iddia ediyorsa yönetimin izleyeceği adımlar
Kiracının ödediğini iddia etmesi durumu yönetimi icra sürecinden önce şu adımları atmaya zorlar:
- Kiracıdan yazılı ve resmi dekont isteyin (bankadan alınmış ödeme kanıtı, havale/eft SWIFT, kredi kartı ekstresi).
- Banka kayıtlarıyla ödeme tarihini, alıcı hesap/IBAN bilgisini ve açıklama satırını karşılaştırın.
- Kendinizin düzenlediği aidat makbuzuyla eşleştirip hangi döneme ait ödemenin karşılandığını tespit edin.
- Bulgu varsa malik ile iletişime geçip durumun açıklanmasını isteyin; itiraz varsa kayda geçirin.
İcra takibi nasıl açılır; kime karşı ve hangi alacak gösterilir?
Pratikte yönetim iki yolu tercih eder:
- Doğrudan malik aleyhine icra takibi: KMK gereği alacak malik üzerindendir; belge ve hesap cetveli ile takip başlatılır.
- Kiracı aleyhine (veya birlikte) takip: Eğer kiracının ödeme yaptığına dair şüphe yoksa veya kiracı sözleşmede aidatı ödeyeceğine dair taahhüt verdiyse, yapılan ödeme muhtemel borç kapaması konusunda belirsizliğe son vermek için kiracıya yönelik talep veya haciz düşünülebilir. Ancak bu yol daha karmaşık ve ihtiyatlı değerlendirilmelidir.
Genel uygulamada önce malik aleyhine icra yoluna gidilir; borcun malik tarafından reddi veya itiraz halinde deliller mahkeme/ilam sürecinde değerlendirilecektir.
Delil çatışması: Mahkeme ve icra safhasında sık görülen itirazlar
Sık itirazlar ve nasıl karşılanacağı:
- Kiracı "ödedim" diyorsa: Banka dekontu, hesap ekstresi, makbuz ve açıklama satırıyla eşleştirilir. Açıklamada "aidat", "sitenin adı" gibi bilgiler varsa delil kuvvetlenir.
- Ödemenin başka bir döneme mahsup edildiği iddiası: Yönetim hesap dökümüyle hangi dönemlerin açık olduğunu gösterir.
- Makbuz düzenlenmemesi iddiası: Yönetici düzenlememişse bu eksiklik yönetimin savunmasını zayıflatır; düzenli makbuz tutmak kritik önemdedir.
Uygulama ipuçları: Yönetimin kayıt ve tahsilat süreçlerini güçlendirme
Benzer karışıklıkları azaltmak için yönetimler şunları uygulamalıdır:
- Düzenli aidat makbuzu kesmek ve dijital arşiv tutmak
- Banka ödeme açıklamalarında standart açıklama istemek (ör. "Aidat – Blok A Daire 5 / Ay.Yıl")
- Kiracı-malik arasındaki sözleşmeyi dosyada bulundurmak; aidat yükümlülüğü konusunda açık hüküm varsa uygulama kolaylaşır
- Aidat tahsilat süreçlerini dijitalleştirerek banka ve kredi kartı kayıtlarını birleştirmek; böylece itiraz ve kanıt yönetimi hızlanır
Bu süreçleri dijitalleştirmek isterseniz, otomatik aidat tahakkuku, online tahsilat ve makbuz arşivleme gibi modüller sunan bir platforma (örneğin BYönetim) hızlıca kayıt olarak deneme başlatabilirsiniz: https://byonetim.com.tr/create-building-step-1.
Hukuki dayanak ve uygulamada dikkate alınacak mevzuat
Genel hukuki çerçeve şu şekilde hatırlatılmalıdır: Kat Mülkiyeti Kanunu (özellikle ortak gider yükümlülüğü ve kat maliklerinin sorumluluğu) temel çerçeveyi oluşturur. Yönetimin alacak takibi, Türkiye'de icra ve iflas mevzuatı kapsamında belgelenir; ayrıca Borçlar Kanunu hükümleri, kiracı-malik ilişkilerinde tüketilen ödeme ve mahsup kurallarını etkileyebilir. Somut uyuşmazlıklarda uygulama ve içtihat farklılık gösterebilir; gerektiğinde hukukçuya danışın.
Sıkça Sorulan Sorular
Yönetim yalnızca kiracı ödedi diye icra takibini durdurmak zorunda mı?
Hayır. Resmi olarak alacak malik üzerindedir; ancak kiracının geçerli ödeme kanıtı varsa yönetim icra öncesi durum tespitinde bunu dikkate almalı ve gereğinde alacağı güncellemelidir.
Kiracı ödemeyi banka havalesiyle yaptıysa hangi bilgiler olmalı?
Ödemenin ait olduğu daire, ay ve site adı ödeme açıklamasında yer almalı; banka dekontu ve hesap ekstresi ödeme tarihini ve tutarı doğrulamalıdır.
Yönetim makbuz düzenlemediyse kiracının delili zayıf sayılır mı?
Makbuz düzenlenmemesi yönetimin kayıt düzenine ilişkin zaafiyet gösterir; ancak kiracının banka kanıtları varsa bunlar da delil sayılır. Her iki tarafın belgeleri birlikte değerlendirilir.
İcra takibinde ödeme kanıtı sunan kiracı hakkını nasıl kullanır?
Kiracı, icra takibine karşı itirazda banka dekontu ve ödeme kanıtını sunarak borcun kapandığını veya mahsup edildiğini iddia edebilir; bu deliller icra dairesi/mahkemece değerlendirilir.
Bu tür uyuşmazlıklarda yönetici hangi hatalardan kaçınmalı?
Aceleden doğrudan haciz uygulamak, kayıt tutmamak, makbuz kesmemek ve belgeleri dijital ortamda arşivlememek en sık yapılan hatalardır. Önce belge toplamak ve gerektiğinde avukat/muhasebe desteği almak daha güvenlidir.


