BYönetim'i 6 ay boyunca ücretsiz deneyin.6 ay ücretsiz

Blog'a Dön
Yönetici Rehberi

Aidatın zamanaşımı ne zaman düşer? Apartmanlarda 2026 rehberi

17 Jul 2026 · 7 dk · BYönetim Editör Ekibi

Akşam toplantısında yönetici, eski döneme ait birkaç yıllık ödenmemiş aidat dökümünü gösteriyor: bazı dairelerin 2016, 2018 ve 2020 yıllarına ait borçları var. Komşular "Bunların çoğu zamanaşımına uğramadı mı?" diye soruyor. Yönetici hem hukuki olarak hangi tarihe kadar takip açabileceğini hem de pratikte hangi delilleri hazırlaması gerektiğini bilmek istiyor.

Aidat alacaklarında zamanaşımının temel ilkesi

Genel kural olarak alacaklara ilişkin zamanaşımı süreleri Türk Borçlar Kanunu ve bazı özel kurallara göre belirlenir. Kat Mülkiyeti Kanunu (Kat Mülkiyeti Kanunu) açık bir zamanaşımı süresi koymaz; bu nedenle genel hukuk kuralları ile uygulama yapılır. Borçlar Hukuku'nda alacağın türüne göre zamanaşımı farklı olabilir (ör. sürekli nitelikteki alacaklar için farklı uygulamalar çıkabilir).

Bilgi Zamanaşımı süreleri kanun metnine göre değişir; duruma göre 5 yıl veya 10 yıl gibi farklı süreler uygulanır. Somut olayda hangi süre uygulanacağını belirlemek için alacağın niteliği, belgenin türü ve son işlemin (ör. taksit bildirimi, muhasebe kaydı) zamanı önemlidir.

Hangi aidatlar için 5 yıl, hangileri için 10 yıl uygulanır?

Türk hukukunda genel uygulama şu şekilde özetlenebilir:

  • Genel prensip: Sürekli nitelikteki periyodik alacaklar (ör. aylık aidatlar) için son ödenmeyen taksitin muaccel olduğu tarihten itibaren 5 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanması hakim görüşüdür.
  • Bazı durumlarda yazılı sözleşme, senet, tahkim ya da icra takibi gibi belgeler varsa veya alacak alacak senedine dönüşmüşse 10 yıllık zamanaşımı gündeme gelebilir (yazılı belgenin türüne göre değişir).
  • Ortak giderlere ilişkin sürekli alacaklarda (aidat/işletme giderleri) her dönem kendi içinde yeni bir alacak oluşturur; dolayısıyla her taksit için ayrı zamanaşımı başlar.

Aidat bildirimleri, hesap cetvelleri ve muacceliyet

Aidatın muacceliyeti ve dolayısıyla zamanaşımının başlangıcı önemlidir. Yönetici tarafından düzenlenen aidat bildirimleri, işletme proje hükümleri ve bildirimin yapıldığı tarih zamanaşımını etkiler.

  1. Dönemsel aidat bildirimi yapıldıysa (ör. aylık/aylık gibi), her taksit muacceliyet tarihinden itibaren zamanaşımı işlemeye başlar.
  2. Yönetim kurulu veya genel kurulca karar ile belirlenen ek aidat/özel giderler için ise muacceliyet, kararın tebliğ veya ilan tarihine göre değerlendirilir.
  3. Mahsup/ödenme hareketi, kısmi ödeme veya borçlu ile yapılmış yazışmalar zamanaşımını kesebilir veya yeni hesabın başlangıcını oluşturabilir; bunların muhasebe ve yazılı belgelerle desteklenmesi gerekir.
DurumMuhtemel zamanaşımı
Aylık/periodik aidat taksiti (hiç belge yok)✅ Genellikle 5 yıl (son taksitin muacceliyetinden itibaren)
Yazılı sözleşme veya alacak senedine dönüşmüş alacak✅ 10 yıla kadar uygulanabilir

Delil toplama: Yönetici neyi saklamalı, hangi tarihler önemlidir?

Zamanaşımını tesis ederken delil eksikliği en sık hata kaynağıdır. Aşağıdaki belgeler düzenli saklanmalı:

  • Aidat bildirimi ve hesap cetvelleri (dönem/donem tarihleri açık olmalı)
  • Genel kurul ve yönetim kurulu karar defteri kayıtları (aidat artışı, ek tahsisatlar)
  • Banka dekontları, tahsilat makbuzları ve kısmi ödeme kayıtları
  • Kiracı-malik yazışmaları, kira sözleşmeleri (kiracı-malik ayrımı gerektiğinde)
Dikkat Zamanaşımı süresini durduran/yeniden başlatan işlemler (ör. kısmi ödeme, borçluya yapılan yazılı ihtar veya icra takibi) için tarih ve içeriğin kesin delille desteklenmesi gerekir.

İcra takibi ve zamanaşımı: ne zaman başlamak gerekir?

İcra yoluna başvuruda zamanaşımı önemli; zamanaşımı dolmuş alacak için icra takibi başarısızlıkla sonuçlanır. Genel kural olarak son muacceliyet tarihinden itibaren zamanaşımına tabi süreyi geçirmeden icra takibi başlatılması gerekir. Ayrıca icra takibinin başlaması zamanaşımını keser.

Pratik ipucu: Birçok yönetici, borçlunun son işleminin (ör. kısmi ödeme) tarihinden itibaren en geç 5 yıllık sürede icra takibi başlatır. Ancak alacak belge durumuna göre süre 10 yıla çıkabilir; bu nedenle öncelikle belgeleri gözden geçirip süreyi belirleyin.

Eğer bu süreci dijitalleştirmek isterseniz, aidat bildirimleri, tahsilat kayıtları ve hesap cetvellerinin merkezi saklandığı bir çözüm işinizi kolaylaştırır; örneğin BYönetim'in ücretsiz deneme ile hızlı kayıt adımı mevcuttur: https://byonetim.com.tr/create-building-step-1.

Uygulama örneği: 2018 — 2024 arası birkaç yıllık aidat

Örnek vaka: 2018 yılına ait aylık aidat taksitleri ödenmemiş. Her taksit için muacceliyet ödemenin vadesi. Eğer son muacceliyet örneğin 2018/12/31 ise, tipik uygulama 5 yıllık sürenin 2023/12/31'de sona erdiği yönündedir. Ancak 2019'da borçlu kısmi ödeme yaptıysa veya yönetici yazılı olarak ihtarda bulunduysa zamanaşımı kesilmiş/yeniden başlamış olabilir. Bu yüzden tarih ve belge kontrolü şarttır.

Yargıtay ve uygulama eğilimleri — nelere dikkat edilmeli?

Yargıtay içtihatlarında periyodik alacaklarda muacceliyetin ve her taksitin ayrı alacak olduğunun kabulü yaygındır; uygulamada zamanaşımı genellikle 5 yıl üzerinden ele alınmaktadır. Ancak somut vaka farklılıkları (yazılı sözleşme, senet, borçlunun itirafı, kısmi ödeme) sonucu sürelerin değişmesine neden olur. Bu yüzden yöneticiler genel prensipleri bilip, istisna oluşturabilecek hususları tespit etmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Aidat taksitleri için genel zamanaşımı süresi nedir?
Genellikle periyodik aidat taksitleri için muacceliyet tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı uygulanır; belgelerin niteliğine göre farklılık olabilir.

Zamanaşımı kısmi ödemeyle kesilir mi?
Evet, borçlunun kısmi ödeme yapması veya yazılı olarak borcunu itiraf etmesi gibi işlemler zamanaşımını keser veya yeniden başlatır; bu nedenle belgeler önemlidir.

İcra takibi başlatmak zamanaşımını durdurur mu?
Evet, icra takibinin (veya dava açılmasının) başlaması zamanaşımını durdurur; ancak icra takibinin hangi tarihte başlatıldığı kesin olmalıdır.

Genel kurul kararları aidatın muacceliyetini etkiler mi?
Evet; örneğin ek aidat veya olağan dışı masraf kararlarının tebliğ/ilan tarihi muacceliyet başlangıcı olabilir, bu da zamanaşımını etkiler.

Zamanaşımı süresi geçtiyse yönetici ne yapmalı?
Somut olarak değerlendirme gerekir. Zamanaşımına uğramış bir alacaktan hukuken tahsil şansı düşüktür; yine de belge kontrolü, kısmi ödeme tespiti veya alacağın yazılı senede dönüşüp dönüşmediğinin incelenmesi faydalıdır. Bu tür durumlarda hukuki tavsiye almak önerilir.

Kaynaklar: Türk Borçlar Hukuku genel zamanaşımı kuralları ve Kat Mülkiyeti Kanunu uygulamaları; Yargıtay içtihatları uygulama eğilimleri. Somut hukuki tavsiye için avukata danışınız.